Gazlı İçeceklerin Vücudumuza Etkileri

Gazlı İçeceklerin Vücudumuza Etkileri

gazlı içeceklerin vücudumuza etkileri Çocuk, genç, yaşlı, kadın, erkek hepimizin hayatında; sabahtan akşama kadar yeri olan gazlı içecekleri tüm yönleriyle ele alıyoruz. Her gün gazete ve tv lerde; gazlı içecekler hayatımızı kısaltıyor, gazlı içeceklerden uzak durun, gazlı içecekler yaşlandırıyor, gazlı içecekler obeziteye yol açıyor, gazlı içecekler sindirimi bozuyor vs vs…gibi haberlere rastlıyoruz. Peki nedir işin doğrusu?Aşağıda gazlı içecekler, asitli içecekler, kafeinli, tatlandırıcılı içecekler ile ilgili kafanızdaki soru işaretlerini giderecek bir yazı kalem aldık. Önce sizin okumanız, sevdiklerinize okutmanız; az tüketmeniz dileğiyle, iyi okumalar.Gazlı içecekler, daha bilindik adıyla hafif içecekler; içinde su, karbonatlı su, tatlandırıcı, şekerlendirici, fruktoz şurubu gibi çeşitli maddeler barındıran içeceklerin genel adıdır. Bir gazlı içeceğin içindeki kimyasalların oranı değişmekle birlikte, içine kafein, koruyucular, renklendiriciler çeşitli diyet tatlandırıcılar  katılıp sayısız kombinasyonda gazlı içecekler üretilebilmektedir.Gazlı içecekler insan vücuduna hiçbir katkıda bulunmamaktadırlar. Bizlere her öğün gazlı içecekler servis edilmesinin, ya da bu içeceklere mecbur bırakılmamızın başlıca nedeni, raf ömrünün uzun olması, kolay bulunabilirliği, maliyetinin düşük olmasıdır. Gazlı içecekler, tadının güzel olması, erişilebilirliği, ucuzluğu, bağımlılık yaratması, yoğun reklam kampanyaları gibi sebeplerle hayatımızdan kolay kolay çıkmayacak gibi durmaktadır.Gazlı içeceklerin bilinen temel zararlarıGazlı içeceklerin en büyük zararı, içerdikleri yüksek orandaki şeker nedeniyle yüksek kaloriye sahip olmaları, sürekli tüketildiklerinde şişmanlığa, obeziteye yol açmalarıdır. Öyleki Amerika halkının bu derece obezite sorunun olmasının en büyük nedeni, mısır şurubu içerikli gazlı içecekler olduğu olarak düşünülmektedir. Hayatlarında düzenli olarak gazlı içecek tüketen bireylerin obez olma ihtimali yapılan araştırmalara göre iki kata yakın artmaktadır.Gazlı içeceklerin insanlarda yarattığı diğer risklerden biri ise diyabet riskidir. Gazlı içeceklerin insanlarda yaratmış olduğu kilo artışı aslında diyabete yol açmaktadır.  Journal of Nutrition dergisinde (2007-Haziran) yayınlanan bir makaleye göre gazlı içecekler insan vücudunun şekeri işleme fonksiyonlarında bozulmaya sebep olmaktadır. Gazlı içeceklerin içinde bulunan fruktoz şurubu, aşırı şeker, insan metabolizmasını bozmakta, şeker dengesi altüst olmaktadır. Bunun sonucunda insanlar kolayca tip 2  diyabete yakalanmaktadır.Gazlı içeceklerin insan metabolizmasında yarattığı en önemli sorunlardan biri de kemik erimesi- osteoporoz hastalığına yakalanması riskini artırmasıdır. Bilindiği üzere içilen kolalar  vücudumuzdaki kalsiyum alımını düşürmektedir.Gazlı içeceklerin dişlerimize de zararlı etkileri bulunmaktadır. Diş çürümeleri normalden daha hızlı gerçekleşmekte, diş aşınmasına sebep olmaktadır. Gazlı içeceklerin asidik yapısı, içerdiği yüksek şeker özellikle çocuklarda dişlerin erken kaybına neden olmaktadır.Gazlı içeceklerin böbrekler içinde risk oluşturduğu yapılan araştırmalarda ortaya çıkmıştır. Yüksek asidik yapıları, kalsiyum alımına engel olmaları gibi sebeplerle böbrek taşı oluşumunu hızlandırmaktadırlar.  Epidemiology dergisinde yapılan bir çalışma; günde iki veya daha fazla bardak kolalı içecekler tüketen insanların böbrek hastalıklarına yakalanma riski iki kat daha fazla artmaktadır.Gazlı içecekleri bu saydığımız zararlarından dolayı bir şekilde hayatımızdan çıkarmalı, yapamıyorsak da tüketimini azaltmalıyız. Sağlıklı bir yaşam için gazlı içeceklerden mümkün olduğunca uzak durmak en iyisi. Yukarıda sayılan zararları;  kanıtlanmış, temel sağlık riskleri oluşturan zararlarıdır. Bunun yanında henüz tartışmalara konu olan etkileri de bulunmaktadır. Örneğin gazlı içeceklerde kullanılan fruktoz, kan basıncımızı artırmaktadır. Ayrıca fruktoz şuruplu gazlı içecekler, vücutta karaciğer hasarına yol açmaktadırlar. Gazlı, kolalı içecekler çok asitli yapıları nedeniyle sindirim sorunlarına yol açarlar. Çünkü pek çok gazlı içeceğin içindeki asit oranı 2.5 gibi bir rakamdır. 1 en yüksek asit değeri olduğuna göre, bu içeceklerin asidite oranı çok çok yüksek demektir. Düşünün; yalnızca midemiz 2 asit değerine dayanabilen bir yapıdadır. İnsan vücudundaki diğer sindirim sistemi organlarının tümü bu asit değerlerine asla dayanamaz. Bu nedenle de, gazlı içeceklerin sürekli tüketilmesi; mide ve bağırsaklarda gaz oluşumuna, hazımsızlıklara, sindirim kanalımızda şişmeye vb. sorunlara yol açmaktadır.Kafeinli gazlı içeceklerle birlikte kullanılan diyet tatlandırıcı aspartam aslında vücudumuz için bir zehirdir. Normal şekerlere göre 200 kat daha şekerlendiricidir  ve daha ucuz maliyetlidir. Metaobizmamızda aspartam, doğrudan zararlı olmasa da, formaldehit ve formik aside dönüşebilmektedir. Bu maddeler de kanserojen maddeler olarak bilinmektedir.Gazlı içecekler susuzluğumuzu gidermiş gibi görünse de, bu şekilde reklam yapılsa da gerçek aslında bunun tam tersidir. İçinde evet su vardır, ferahlamış gibi hissederiz ancak içindeki kafein ve şeker zamanla metabolizmamızda tam tersi bir etkiye sebep olacaktır. Çünkü kafein tek başına zaten diüretik etkisi olan bir kimyasaldır. Ayrıca idrarımızı yoğunlaştırır. Gazlı içeceklerdeki yüksek kafein oranları da, uykusuzluk, yüksek kan basıncı, sık idrara çıkma, kal ritmi düzensizliği, sindirim rahatsızlıkları yaratmaktadır.Bir kutu kola içtiğimizde (330 ml) metabolizmamızda meydana gelen değişiklirlere göz atarak, gazlı içecekleri sağlığımız açısından değerlendirilelim:Bir kutu kola içtikten sonra vücudumuza olanlarİlk on dk. İçinde :Vücudumuza  birden 25 küp şeker almış oluruz. Normalde bu kadar yoğun şeker girişi bizi etkileyecektir, ancak içindeki fosforik asit tat almamızı bloke ederek beynimize bu bilginin gitmesini engelleyecektir. Bu nedenle kolayı kolay bir şekilde tüketiriz.10 ve 20. dk. Arasında:Kolanın içindeki yüksek şeker bir anda kan şekerimizi tavana yükseltir. Pankreasımız yüksek oranda insülin salgılamaya başlar. Pankreasımız zorlanmaya başlar. Karaciğer uyarılır ve yüksek şeker yağ olarak depolanmaya başlar.20 ve 40 dk. arasında:Kafein emilimi gerçekleştirilir. Gözbebeklerimiz büyür, kan basıncımız artar. Karaciğerde depolanan şeker kana verilmeye başlanır. Beynimiz  etkilenir, başımızın dönmesine engel olmak için adenozin reseptörlerimiz kapatılır vücudumuzda.45. dakika:Kimyasallar beynimize ulaşır. Dopamin salgımız artar, keyiflenmeye başlarız. Burada kafeinin beynimizdeki etkisi uyuşturucular gibi işlemektedir.60. dakika ve sonrasında ise:İçtiğimiz kola ile metabolizmamıza karışan, fosforik asit, artık ince bağırsaklarımıza ulaşmıştır. Magnezyum, kalsiyum, çinko gibi elementleri bağlar. Bağırsaklarımızdaki emilim azalır, metabolizmamız yeniden dalgalanmaya başlar. Kalsiyum vücuttan idrarla atılır. Fosforik asidin bağladığı tüm diğer önemli minerallerde bu şekilde vücuttan atılır gider.Yukarıda anlatılanlardan çıkarılacak en temel ders; gazlı içecekleri hayatımızdan çıkarmak, hiç olmazsa azaltmaktır. Mısır şurubu temelli Amerikan gıda sanayi, fruktoz temelli şuruplardan vazgeçmediği için, tüm sanayi bunun üzerine döndüğü için, son elli yılda Amerikan halkının en büyük sağlık sorunu obezite olmuştur. Ülkemizde de yapılan araştırmalar Türk halkının hızla obez olmaya başladığını göstermektedir.gazlı içeceklerin vücudumuza etkileri 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Haftanın Videosu

  • YORUM
Facebookta bizi bulun

Cilt Bakımı ve güzellik sitesinde dilerseniz Fasülye maskesi ile cildinizi yenileyip beyaz bir görüntüye ulaşabilirsiniz.

Evde tavşan bakımı hakkında bilgi almak için Tavşan sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

İşletim sistemleri hataları üzerine çözüm önerileri üreten Teknocozumler.com’a teşekkürler.

Dünyanın en uzun süredir devam eden dizisinin Türkiye hayran sayfası Doctor Who Türkiye ziyaret edebilirsiniz.

Evcil hayvanlar içerisinde çok sevilen kediler için kedi bakımı sayfası olan Kedi sitesini ziyaret edebilirsiniz.